İnternet mecrası yaygınlaşmaya başladığından bu yana, neredeyse her gün gazetenin (buna dergiyi de ekleyebiliriz) bir kaç yıl içinde yok olacağına dair haberler okuduk. İşin ironik yanı, bu haberlerin büyük bir kısım gazete ve dergilerin kendisinde yer aldı. Köşe yazarları, gazetelerin zamanla nasıl yok olacağını köşelerinde ayrıntılarıyla anlattılar. (Sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada böyle oldu.) Bu haberleri okuyan reklam alemi, zaten yapmayı beceremediği basın ilanlarıyla aralarındaki mesafeyi giderek açtı. (Türkiye'de zaten çok az ajans doğru düzgün basın ilanı yapabiliyor ya da yeterince özen gösteriyor.) Medya planlama şirketleri de planlarında gazeteye daha az yer verdiler. (Allah'tan konut sektörü vardı da gazeteler ilansız kalmadı.) Dünyada olduğu gibi ülkemizde de bazı girişimciler, bu haberlerden etkilenerek “Dicitıl Ecınsi”ler kurdular. Kendilerini de dijital alemin kralı ilan ettiler. (Çok merak ediyorum. Televizyon, gazete, radyo mecrası icat edildiğinde; neden sadece bu mecralara iş yapan ajanslar kurulmadı?)

Ne zaman ki, Steve Jobs (Bana göre kendisi dijital alemin tek kralıdır.) iPad lansmanını yaptı. Gazete ve dergi mecrası için tünelin ucundaki ışık da göründü. Gazete ve dergilerin iPad uygulamalarını baktığınızda; aradaki reklam sayfalarının kağıda göre ne kadar da pırıl pırıl ve dikkat çekici olduğunu görüyorsunuz. Üstelik ilana tıkladığınızda; size hemen markanın sitesini ya da dünyanın neresinde satış noktası var ise adresiyle gösteriyor. Daha ne olsun. 2010 iPad yılı olsun!